Hakk覺m覺zda
Engelsiz Biri kimdir bu? Neşeli insan.
Engelsiz Biri kimdir bu? Neşeli insan.
Engelsiz Biri kimdir, bu neşeli insan?
Engelsiz Biri, nasıl doğdu, büyüdü ve bu hale geldi?
Iğdır’da boru kaynakçısı olarak çalışıyordum. 06.05.2017, 08:00/08:30 sularında
bir iş kazası geçirdim. Yaklaşık 4.5 ton ağırlığında, 14 metre uzunluğunda, 1
metre çapında bir metal boru sırtıma düştü. Bu nedenle sırt omurgası ‘’T5
Tokral Vertaba‘’ ön tarafın tamamen çökme kırıkları sonucu, Engelsiz Biri
doğdu.
Dostunuz, Tuncay Ergün artık Engelsiz Biri oldu. İlk gözlerimi bir daha asla yürüyemeyeceğimi öğrendiğim, 16.04.2018 Pazartesi günü fizik tedavi merkezinde ögrendim. ‘’T5, ASİA A’’ Parapleji (Omurilik felci) olmuştum.
Her şey, o fizik tedavi muayene sonrasında o gün başladı. Tuncay Ergün fizik doktoruna bir soru sordu: ‘’Hocam, ben ne zaman yürüyebileceğim?’’
Doktor ise şöyle bir cevap verdi: ‘’Sen bir mucize olmadığı sürece asla yürüyemeyeceksin.’’ dedi.
Doktor şöyle devam eti sözlerine: ‘’Sen kendi durumunu bilmiyor musun? Sende bası yarası değil, kesi yarası var. Bu yüzden artık eskisi gibi yürüyemeyeceksin.’’
Dünyadaki hiçbir tıp doktoru ve tıp teknoloji o kesilen omurilik sinirlerini
tekrar birleştiremez, dikemez dedi. Vücudumuzda trilyonlarca sinir var. Bunlar,
saç telinden daha incedir. Sende kesi yarası oluştuğundan dolayı, bu da aslında
kolay bir anlatım ile omurilik sinirleri bir bacak keser gibi kesilmiş. Sendeki
eğer bası yarası olsaydı bir umudumuz olurdu. Dediğim gibi kaza veya ateşli
silahla, omurilik yaralanmaları kesi yarası olan omurilik yaralanma vakaları
kesinlikle bir mucize olmadan yürüyemez.
Tuncay Ergün sonrasında biraz şaşırdı ve üzüldü. Sonrasında çok düşündü,
araştırmalar yaptı ve bir karar aldı. Yepyeni bir başlangıç şarttı, sıfırdan
bir yaşam kurmak zorundaydı. Tuncay Ergün ilk öncelikle tüm sosyal hesapların
teker teker kapattı. Kimsede olmayan bir şey yapması gerekliydi ve yine
düşündü, araştırmalar yaptı. Yeni bir kimliği olması gerekliydi. Yeni bir
yaşama ilk gereken şey ise yeni bir insan doğması gerekliydi ve Tuncay Ergün de
bunu yaptı. Engelsiz Biri olarak yaşamaya karar verdi.
Kendime Engelsiz Biri ismini neden seçtim?
Etrafımdaki, yüksek pozitif enerji
frekansı ve titreşimleri yaydığım. Yüksek pozitif enerji frekansı ve titreşimleri ile
doğrudan bir bağlantısı vardır. Bu çok özel, Yüksek pozitif enerji frekansın ve
titreşimleri bana aittir. Tıpkı parmak izimiz gibi. Bu çok özel alanı
düşüncelerim, inançlarım, duygularım ve davranışlarımla oluşturdum.
Yaradılışın özünde, her daim var olan, bizi biz yapan bu ışığın adı ise
Sevgidir. Her daim kendini sevmek ve harika bir insan olduğuna inanmak
gerekiyor. Bu şekilde dostunuz, Engelsiz Biri doğdu ve Tuncay Ergün artık
Engelsiz Biri oldu.
’’Evren, mucizelerle dolu gizemli, egzotik ve bambaşka
yaşamlarla, donatılmış muazzam bir döngüdür.’’
’’Yüce Yaratıcı, evrenin her
yerinde, her zaman sizinle olsun.’’
Engelsiz Biri
